5 Haziran 2012 Salı

x-max 250'yi neden sattım...

başlığı yazarken kararsız kaldım. başlık olarak "neden bir daha yamaha almayacağım" da yazabilirdim zira. her ne kadar yamaha motosikletlerin tasarımlarını ve tarzını çok beğeniyorsam da tövbe ettim, bir daha yamaha motosiklet kullanmayacağım. nedenini size anlatayım:

blogumun takipçileri bilir, iki sene boyunca yaz-kış her gün yamaha x-max 250 kullandım, çok da memnundum motorumdan. benim ihtiyacıma ve özel koşullarıma çok uygundu.

gelin görün ki yamaha türkiye'nin satış sonrası hizmetlerinden çok muzdarip oldum. benim yamaha kullanıcısı olduğum dönemde yamaha türkiye "beldeyama" olarak geçiyordu ve koç grubunun şirketlerinden beldesan ile yamaha ortaklığı ile satış sonrası hizmetler yürütülüyordu. x-max'i sattığım mart 2011 civarlarında bu ortaklık bozuldu ve yamaha, türkiye operasyonunu kendisi yapmaya karar verdi. beldeyama döneminde çok kötü olan satış sonrası hizmetler bu geçiş döneminde hepten berbat bir hal aldı.

birincisi yamaha'nın genel olarak türkiye'de, özelde de istanbul'da servis sayısı yetersiz, ben motosikletlerimi yetkili servis harici kimseye elletmediğim için iyi bir servis bulmak benim açımdan çok kritik. bu amaçla önce evime en yakın yetkili servisi kullanmaya başladım: yıldız ticaret - ümraniye serviste bir usta ve bir kalfa çalışıyor.  motoru alırken muayene için de buraya götürmüştüm ve motorumun benden önceki sahibi bu servisi rahatlıkla önerebileceğini söylemişti. bir süre sonra herhangi bir sorun yokken bakım için servise gittim. bütün bakımları yapıldı, tertemiz teslim aldım. servis hizmeti sırasında motorumun başındaydım. her zaman olduğu gibi neler yaptıklarını ve neden yaptıklarını dikkatle sormuş ve takip etmiştim. ilk seferde servisten memnun kalmıştım.

ikinci sefer gittiğimde servisin yeri değişmişti ve artık motorun sahibinin servise girmesine izin vermiyorlardı. zaten de atölyeye girmek ancak bir asansör ile mümkündü ve içeride pek yer de yoktu. bu yüzden ben de girmeyi pek istememiş, servis sırasında motorumun başında durma kuralımı ihlal etmiştim. ama ilk seferden bir miktar güven oluşmuştu. servis hizmetini aldım, parasını ödedim. motoruma atladım, daha 5 km gitmemiştim ki motorumun ön tarafında bulunan üçgen şekilli grenaj parçası düştü. tam önde duran bu parça düşünce motorla üzerinden geçtim ve plastik parça kırıldı (neyse ki daha büyük bir kaza olmadı). normal koşullarda düşmesi olanaksız bu parça, büyük olasılıkla far kontrolü için açıldı ve sonra yerine takıldı ama vidalarının takılması unutuldu. başka türlü beş yerden vidalı bu parçanın düşmesi mümkün değil.

şirkete varınca arayıp durumu aktardım. akşam iş çıkışı geleceğimi ve onların da bakmasını istediğimi söyledim. amacım hasarımı tazmin etmeleriydi elbette. ancak akşam iş çıkışı gittiğimde (ramazan ayı olması nedeniyle) usta gitmişti. orada bulunan kalfaya ve satışta duran kişiye durumu anlattım. orucun verdiği gerginlik ile olayı büyüttüler. satışta duran adam motoruma tekme attı, bağırıp çağırıp küfürler etmeye, tehdit ve hakaretlere başladı. ben de onlara polis çağıracağımı söyledim. olaylar iyice kötüleştiği bir sırada usta geldi ve 'benim servisten çıktıktan sonra başka bir servise gidip diğer serviste oluşan hasarı da onlara mal etmeye çalıştığımı' ya da 'vidaları çalıp suçu onlara atmaya çalışıyor olabileceğimi' savundu, açıkça zararımı karşılamayacaklarını söyledi. artık söyleyecek birşey kalmamıştı, oradan ayrıldım.

oradan ayrılırken çok sinirliydim, savcılığa başvurmayı düşünüyordum. ama sonra araya başka işler girdi, zaman olmadı. en azından yamaha'ya bildireyim dedim ve tüm koç, beldeyama ve yamaha yetkili adreslerine e-postalar gönderdim. olayı, yaşadığım mağduriyeti ve bana reva görülen muameleyi anlattım. hiçbir e-postama yanıt dahi gelmedi.

geriye yapacak birşey kalmayınca eli mahkum yeni bir servis arayışına girdim. bu sefer bakım için iş yerime yakın olan kızıltoprak'a gitmeye karar verdim. beldeyama'nın sayfasında kızıltoprak'ta da yetkili satıcı ve servis görünüyordu.

adrese gittim. servisten sorumlu bayan ustalarının bir süre önce işten ayrıldığını ama motorumda herhangi bir arıza yoksa kalfanın bakabileceğini söyledi. ben de rutin bakım olduğu için kabul ettim (yine benim hatam işte). motorun tüm bakımları yapıldı, herşey yerli yerine takıldı, kalfa sürüş öncesi son testleri yapıyordu. bu arada motorun hararetini kontrol etmek istedi, ben fanda sorun olabileceği konusunda uyarmış olmama karşın "fan şimdi devreye girer, şimdi devreye girer" diyerek sürekli harareti yükseltti ve sonunda motorun contaları fan devreye girmediği için yandı. meğersem fanın motoru yanmışmış ve fan uzun zamandır çalışmıyormuş. oldu mu sana hasar birken iki.

aslında bu da servisin hatası olmasına karşın sorun etmedim ve hemen yapılmasını istedim. parayı da peşin ödedim. ancak işler öyle kolay değil. yanan contanın yerine yenilerinin gelmesi tam 2 ay ve 10 gün sürdü. lojistiğin bu kadar ilerlediği, bir kargonun en çok iki günde amerika'ya bile ulaştırılabildiği bir ortamda hollanda'dan istediğim parçalar iki ay ve on günde geldi. bu arada motorum serviste yattı. bu kadar uzun bir sürede servis bir usta ile anlaşıp düzenli çalışma ilişkisi kuramadığı için benim motorumu yapması için eski ustasıyla geçici bir anlaşma yaptı, usta benim motoru söküp yeniden topladı.

iki ay on gün motorumun serviste yatmış olması yetmiyormuş gibi bu işlem bana 700 TL'ye mal oldu. kanımca sorun tamamen yamaha'nın ve yetkili servisinin hatasıydı ama cezayı ben çekiyor, kendi param ile yamaha'nın satış sonrası hizmetlerinde rezil oluyordum.

yine de bunca zaman sonra motoruma kavuşmuş olduğum için sevinçliydim. bir yıl kadar motorumu yine sorunsuz kullandım. sonunda motorumun muayene günü yaklaşınca mecbur yine bakımın yolunu tuttum. bu arada contalarımın yanmasına neden olan servis yamaha ile anlaşmasını bitirmiş ve servisi çoktan kapatmıştı. zaten açık olsa da oraya gitmeyecektim ama elimdeki seçenekler de birer birer azalıyordu. neyse ki delta bisiklet kızıltoprak'taki mağazasının arkasında bir yamaha yetkili servisi açmıştı. bu yeni yerde başıma gelecek yeni şeylerin korkusu ile bu servisin yolunu tuttum.

önceden telefonla aramış ve randevu istemiş olmama karşın yerim başkasına verilmişti. sorun etmedim, bekledim. tek usta çalışıyordu, saygı gösterdim. neyse ki epey bir bekledikten sonra sıra bana geldi. motorumu rampaya çıkartıp yükseltmeye başladı, yeni aldığım yükseltilmiş ön camım neredeyse tavana çarpıyordu, yüreğim ağzıma geldi, milimetreler kala durdu. her an birşeylerin ters gideceğini ve motoruma bir hasar geleceğini düşünüyordum.

sonra ustanın yaptıklarını izlemeye ve sorular sormaya başladım. sorular sordukça ustanın güvenilirliği ve iş bilirliği konusunda ikna oldum. yamahaları yeni öğreniyordu ama motosikletlerden çok iyi anlıyordu. motorumun her yerini kontrol etti. bazılarını unuttu, onları da ben hatırlattım. servislerde yaşadığım sorunlardan, bir türlü gelmeyen yedek parçalardan konuştuk. bana söylediği en önemli söz "yamaha'nın muhteşem motorlar üretiyor olduğu ama satış sonrası hizmetleri tüm türkiye'de honda'nın daha iyi çözmüş olduğu" oldu. burada da arka freni değiştirtemedim mesela parça yokluğundan...

önceki serviste motorumun açıldığını şıp diye anladı. önceki bakımda yalnız contalar yanmamıştı, artık motorum yağ yakmaya da başlamış ve yataklar da hasar görmüştü. yağ filtresini değiştirirken içinde bir sürü minik metal parçaları buldu.

o haliyle ertesi gün motorum muayeneden geçti. ama aynı gün motoru yok pahasına sattım. artık yamaha bana fazlasıyla yetmişti... sanıyorum bir daha neden yamaha almayacağımı şimdi anlamışsınızdır... şimdi artık bir tek esengül kardeşler honda ile çalışıyorum ve çok mutluyum...

9 yorum:

tRAD dedi ki...

Herkesin bir hikayesi var ve cogumuz da sirf bu nedenlerle mekanik ogrendik. Ben zaten gonulluydum o ayri, su an motorlu iki tekerleklim 4 adet, cok mecbur kalmadikca herseyi kendim yapiyorum. Motoru herhangi bir servise/ustaya goturuyorsam da ne yapmalari gerektigini tek tek soyluyorum. Hayirlisi bakalim :)

özgür avukat dedi ki...

mekanik işlere yeteneğin de var olsa gerek ki yapabiliyorsun. uğraşsam belki ben de iyi kötü yapacağım ama benim temel sorunum yedek parçanın bulunmuyor, bulunamıyor, gelmiyor, getirilmiyor olmasında...

Adsız dedi ki...

paranoyaksın sanırım sen arkadaşım sakınan göze çöp batar !

Adsız dedi ki...

Yamaha kadar güzel ve başarılı bir marka Türkiye'de ne kadar berbat yönetiliyor. Ben motoru sıfır alırken bile eziyet çektim. Para veriyorsun adamlar lütfen iş yapıyor.

Ramazan GÜNTEKİN dedi ki...

X max düşünürken yazıyla beraber strese girdim. CBR 250 kullanıyorum ve servis desteği beni hiç uzmedi. Sanırım yine honda yla devam edeceğim.

Adsız dedi ki...

Sevis destegi i kadar kötü ki Yamaha`nın, yukarıdaki aynı durumları İzmir Yetkili Servisi İzmoto`da yaşadım ve R6`ımı satma sebebimdir Yetkili Servis. Arkadaşımızın bahsettiği gibi Yamaha` ile ilgili 30 farklı mail de yazsanız geri dönmüyorlar. Kısacası Yamaha`nın servis anlayışı böyle giderse çok fazla kaliteli müşteri kaybedecektir!

Adsız dedi ki...

Motoru sattığınız arkadaşa motorla ilgili problemden bahsetmişsinizdir umarım.

Özgür Kayacık dedi ki...

motoru yok pahasına, yazlıkta kullanacak birisine sattım.

servisler ile ilgili sorunlardan bahsettim. zaten kendi ustası varmış ve motoru ayrıntılı bir biçimde incelediler. benim tespit edebildiğim tüm sorunları da anlattım.

motoru performanslı kullanmayacağı için, yağını aksatmadığı sürece uzun süre kullanabileceğini düşünüyorum.

zaten telefonum kendisinde vardı. beni bir daha motorla ilgili olarak hiç aramadı. ciddi bir sıkıntısı olmadığını tahmin ediyorum...

Adsız dedi ki...

Yamaha servislerinden bir çok kişi şikayetçi hakkınızı arasaydınız keşke